Dergiler / Adli Tıp Bülteni / 2020 / Cilt: 25 - Sayı: 1
Bir Grup Lise Öğrencisinde Fiziksel ve Duygusal İstismar Risk ve Koruyucu Faktörlerinin Taranması
- Dergi
- Adli Tıp Bülteni
- Sayfa
- 22–35
- DOI
- —
Özet
Amaç: Çocuk istismarı, çok boyutlu bir olgu olduğundan önleme çalışmaları planlanırken, risk ve koruyucu faktörler bireyle, aileyle, okulla, yaşanılan çevreyle ve politikalarla ilgili olmak üzere çok katmanlı biçimde elde edilmelidir. Bu çalışmada amaç, lise öğrencilerinde, istismarla ilişkili bu faktörleri betimlemektir. Gereç ve Yöntem: Katılımcıların yaş ortalaması 15.69 (Ss=.96) olup, % 53.4’ü (n=353) kızdır. Rathus atılganlık envanterine ilaveten kullanılan anket demografik veriler, okul ve yaşanılan çevre, riskli davranışlar, aile ilişkileri/yaşantı tarzı, istismara açık kılan düşünce yapısı ve yakın çevrede istismar gözlemiyle ilgili sorular içermektedir. Bulgular: Öğrencilerin %95.5’i (n=631) ailesiyle birlikte yaşamakta, %51.1’i (n=337) ekonomik durumunu orta/altı olarak nitelendirmektedir. Annelerin % 9.6’sı (n=59) ve babaların % 16.2 (n=104) üniversite mezunudur. Katılımcıların %60.1’i (n=397) okula toplu taşıma kullanarak geldiğini, %39.5’i (n=261) okula giderken kendisine kimsenin eşlik etmediğini bildirmiştir. Okul arkadaşlarından en az birkaç defa şiddet gördüğünü bildirenlerin oranı %40.7’dir (n=269). Atılganlık cinsiyet ve sınıfa göre farklılaşmamıştır. Ailenin terbiye yöntemleri üst sınıflrdaki erkeklere, kızlara göre daha sert gelmekte, erkekler ailelerinin beklentilerini fazla bulmakta ve daha az takdir edildiklerini hissetmektedirler. Katılımcıların %43’ü (n=284) yakın çevrelerinde duygusal istismara uğrayan çocuk sayısını 3 ve daha fazla olarak tahmin etmiştir. Aynı tahmin fiziksel istismar için % 20.4’tür (n=135). Sonuç: Sağlığa zarar verici madde kullanımı, okuldan kaç- ma davranışı, yaşanılan mahallede güvende hissetme durumu, okulda şiddete maruz kalma gibi faktörler sınıf ve cinsiyetten etkilenebilmektedir. İstismarın varlığının doğrudan sorgulanamayacağı durumlarda katılımcıların fiziksel/duygusal istismara uğrayan çocukların olduğu bir çevrede bulunup bulunmadığını anlamada okuldan kaçma davranışları, şiddet gösteren yakın arkadaşların bulunup bulunmadığı ve kişinin algıladığı arkadaş desteği de- ğişkenlerinin incelenmesi yol gösterici olabilir.
Abstract
Objectives: Child abuse is a multidimensional phenomenon so planning prevention strategies, risk/protective factors should be obtained in a multilayered manner with regard to the individual, family, school, environment and policies. It is aimed to describe these factors among high school students. Materials and Methods: The participants’ mean age is 15.69 (Sd = .96) and 53.4% (n = 353) of them are female. The Rathus assertiveness inventory and the questionnaire included variables related to demographics, school and neighborhood, risky behaviors, family relationships/lifestyle, risky thinking styles, abuse experience in the immediate environment. Findings: 95.5% of the students (n = 631) live with their families and perceived economic status is moderate/below (51.1%, n = 337). 59 (9.6%) mothers and 104 (16.2%) fathers were university graduates. 397 (60.1%) participants come to the school by public transport and 39.5% (n = 261) has no-one to accompany. Having a violent school-mate rate is 40.7% (n = 269). Assertiveness did not diffr by gender and class. Families’ child rearing practices are harder for the upper-class boys than for the girls, the boys find their families expectations too much and feel less appreciated. 284 (43%) participants had 3 or more children who abuse emotionally (n=284, 43%) and physically (n=135, 20.4%). Conclusion: Class and gender may affct substance use, truancy, neighborhood safety, school violence victimization. When abuse cannot be questioned directly, it can be guiding to examine whether students escape from school, whether there are close violent friends and whether they feel friends’ support