Dergiler / Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2010 / Cilt: 12 - Sayı: 22
SERRÂC’IN TASAVVUFA YAKLAŞIMI: BİR İSLÂM İLMİ OLARAK TASAVVUF YA DA FIKH-I BÂTIN
- Sayfa
- 101–119
- DOI
- —
Özet
Bu makalenin amacı tasavvufun ilk yazarlarından kabul edilen Serrac'ın (ö. 378/988) tasavvuf anlayışı hakkında genel bir bakış sağlamaktır. Serrac Kitabu'l-Lüma' adlı eserinde sûfîlerin dini anlamaları ve yorumlamaları konusuna eğilir. Serrac iki temel nokta üzerinde durmaktadır. İlk olarak tasavvuf kendi bilimsel alanına sahiptir. Bu sebeple diğer İslam ilimlerinden farklılaşan kendine özgü ilmî yöntemleri kullanmak zorundadır. Tasavvuf da dinî kaynakları yorumlama hakkına sahiptir. İkinci olarak Fıkıh insan davranışlarının batınî yönünü ele almaz. Bu yüzden Serrac'a göre tasavvuf bir tür fıkh-ı batın sayılabilir. Bu yönüyle Serrac İbahiyye'nin dinî yüküm-lülükleri hafife almasına karşılık tasavvufun yoğun dinî pratiklere dayandığının altını çizer ve sûfîlerle ibahîlerin arasını kesin bir şekilde ayırır.
Abstract
The aim of this article is to provide a general view about Sarraj’s (d. 988) understanding of tasawwuf. In his book entitled Kitab al-Luma Sarraj concentrates on the understanding and interpretation of religion by the Sufis. Sarraj emphasizes two basic points. Firstly, he considers that tasawwuf has its own scientific field in terms of Islamic knowledge. Thereby, it has to use its own original scientific methods which are different to other methods of Islamic sciences. Tasawwuf holds the right to interpret religious sources. Secondly, Fiqh cannot focus on the internal aspects of human actions. In this respect, according to Sarraj tasawwuf can be considered as a fiqh al-batin. From this aspect, Sarraj underlines that sufism is based on intensive religious practises while Ibahiyya has disdained from such praqctices, not taking acts of worship seriously enough, so Sarraj separates Sufis from Ibahiyyas conclusively.