Dergiler / Bakırköy Tıp Dergisi / 2007 / Cilt: 3 - Sayı: 1
Prognostic factors in hepatic trauma
- Dergi
- Bakırköy Tıp Dergisi
- Sayfa
- 15–18
- DOI
- —
Özet
Amaç: Operatif olarak tedavi edilen karaciğer travmalı olgularda mortaliteye etki eden faktörlerin retrospektif olarak araştırılması planlandı. Gereç ve Yöntem: Analiz edilen parametreler yaş, cins, yaralanmanın tipi, Injury Severity Score (ISS, yaralanma ağırlık derecesi), Abdominal Trauma Index (ATI, abdominal travma indeksi), yaralanan abdominal organların sayısı (NIAO, number of injured abdominal organs), yapılan ameliyatlar, hastanede yatış süresi ve mortaliteydi. Ameliyat endikasyonları hızlı resüsitasyon sonrası hemodinamik stabilitenin sağlanamaması, ek abdominal organ yaralanması kuşkusu, peritoneal irritasyon bulguları ve 2 üniteden fazla kan transfüzyonu gereksinmesiydi. Karaciğer ve diğer organ hasarları Abbreviated Injury Scale (Kısaltılmış Yaralanma Skalası, AIS) 1990 revizyonuna göre derecelendirildi. ISS ve ATI skorları her hasta için hesaplandı. Bulgular: Yaş ortalaması 25±8 idi. Altı hastada künt, 11 hastada penetran travma mevcuttu. Grade III ya da daha ağır karaciğer yaralanmaları tüm seride %64.6 idi. Karaciğer yaralanmasının derecesi hastanede yatış süresiyle koreleydi (r:0.65, p=0.015). İlk gelişte 11 hastada şok mevcuttu. Onüç hastada (%76.5) ek intra- ya da extra-abdominal organ yaralanması vardı. Ölen ve sağ kalan hastalarda NIAO sırasıyla 1.8±0.9 ve 2.3±0.8 idi (p0.05). NIAO³3 olan olguların %40’ına karşılık NIAO <3 olanların %16.6’sı mortal seyretti. Karaciğere yönelik operatif işlemler hepatorafi (n:8), perihepatik packing (n:4) ve sağ lobektomiydi (n:1). Tüm seride mortalite oranı %23.5 idi. Hastanede ortalama yatış süresi 11 gündü. Künt travmanın mortaliteyi arttı rdığına dair bir eğilim saptandı (mortalite oranı künt travmada 3/6 ve penetran travmada 1/5, OR:10, p=0.05). Künt travma karaciğer hasarının derecesiyle (r:0.74, p=0.001) ve kan transfüzyonu sayısıyla (r:0.75, p=0.002) anlamlı olarak ilişkili bulundu. Karaciğer hasarının derecesi de aynı şekilde kan transfüzyonu sayısıyla ilişkili bulundu (r: 0.66, p=0.01). fiok varlığı hematokrit düzeyi ile (r:0.80, p=0.001), karaciğer hasarının derecesi ile (r:0.50, p=0.03) ve kan transfüzyonu sayısı ile (r:0.60, p=0.006) ilişkili bulundu. Ölen ve sağ kalan hastalarda ortalama ISS sırasıyla 32.5 ve 12.4 idi (p=0.0001). Ölen ve sağ kalan hastalarda ortalama ATI sırasıyla 39.2 ve 15.3 idi (p=0.001). Korelasyon analiziyle ISS ve ATI’nin her ikisinin de mortaliteyle anlamlı olarak korele olduğu gösterildi (ISS için r:0.74, p=0.0001 ve ATI için r:0.60, p=0.001). Sonuç: Karaciğer hasarının derecesi ile ISS ve ATI’nin mortaliteyi anlamlı olarak etkilediği sonucuna varıldı. Bu göreceli olarak küçük travmalı hasta grubunda, künt ve penetran travmada ISS ve ATI’nin uygulanabilirliği ve prognostik etkileri gösterildi. ISS ve ATI birbirleriyle ve mortalite ile korelasyon gösterdiği için prognoz tayininde skorlama sistemleri olarak uygun yöntemlerdir.
Abstract
Objective: The aim of the study was to analyze retrospectively the factors affecting the mortality rate in patients with hepatic trauma who were treated operatively. Material and Methods: Parameters analyzed were demographics, presence of shock, type of injury, grade of injury, Injury Severity Score (ISS) and abdominal trauma index (ATI), number of injured abdominal organs (NIAO), operative procedures, length of hospital stay and mortality. Indications for operation were hemodynamically instability after rapid initial resuscitation, suspected concomitant abdominal organ injury, signs of peritoneal irritation, and need for more than two units of blood transfusion. Liver and other organ injuries were graded according to Abbreviated Injury Scale (AIS) 1990 revision (AIS-90). ISS and ATI scores were calculated for each patient. Results: Mean age was 25±8 years. Six patients had blunt and 11 had penetrating trauma. Grade III or more severe hepatic injuries consisted 64.6%. The grade of liver injury correlated significantly with length of hospital stay (r:0.65, p=0.015). A total of eleven patients suffered from shock at first presentation. Concomitant intra- or extra-abdominal organ injury was detected in 13 patients (76.5%). NIAO in patients who survived and who died were 1.8±0.9 and 2.3±0.8, respectively (p0.05). Forty percent of patients with NIAO ³3 and 16.6% of patients with NIAO <3 died. Operative procedures for liver injury were hepatorraphy (n:8), peri-hepatic packing (n:4) and right lobectomy (n:1). The overall mortality rate was %23.5. Mean hospital stay was 11 days. In patients with blunt trauma, there was a trend towards higher mortality (mortality rate was 3/6 in blunt trauma and 1/5 in penetrating trauma OR:10, p=0.05). Blunt trauma significantly correlated with grade of liver injury (r:0.74, p=0.001) and number of blood transfusions (r:0.75, p=0.002). Grade of liver injury also significantly correlated with number of blood transfusions (r: 0.66, p=0.01). Presence of shock correlated significantly with hematocrit level (r:0.80, p=0.001), grade of liver injury (r:0.50, p=0.03), and number of blood transfusions (r:0.60, p=0.006). Mean ISS in patients who died and survived were 32.5 and 12.4, respectively (p=0.0001), and mean ATI in patients who died and survived were 39.2 and 15.3, respectively (p=0.001). Correlation analysis demonstrated that both ISS and ATI correlated significantly with mortality (r:0.74, p=0.0001 for ISS and r:0.60, p=0.001 for ATI). ISS and ATI also correlated significantly with each other (r:0.83, p=0.0001). Conclusion: Grade of liver injury, ISS and ATI were found to have a significant effect on mortality in this study. Applicability and prognostic effects of both ISS and ATI in blunt and penetrating abdominal trauma are validated in this relatively small group of trauma patients as they were found to be correlated with each other and mortality. Therefore they still stand as appropriate score systems to determine prognosis.