Dergiler / Bakırköy Tıp Dergisi / 2012 / Cilt: 8 - Sayı: 1
Abortus sonrası uterin kavite patolojilerinin araştırılmasında histeroskopinin yeri
- Dergi
- Bakırköy Tıp Dergisi
- Sayfa
- 6–11
- DOI
- —
Özet
Spontan gebelik kaybı olan hastalarda uterin kavitenin histeroskopi ile araştırılması. Gereç ve Yöntem: 12. gebelik haftasına kadar en az iki abortusu veya 12. gebelik haftasından sonra en az bir abortusu olan ve yaşayan çocuğu olmayan 40 hasta çalışmaya alındı. Hastalar adetlerinden sonra transvajinal ultrason ile uterus muayene edildi ve hemen sonrasında ofis histeroskopi ile uterin kavite değerlendirildi. Çalışmamız Lokal Etik Kurulunun 18/03/2009 tarihli ve 179 sayılı kararı ile prospektif bir çalışma olarak başlatılmıştır. Bulgular: Olguların yaşları 20 ile 44 arasında idi. Ortalama yaş 28.70±6.21 olarak saptandı. Hastaların abortus sayıları 1 ile 6 arasında değişmekte olup, ortalama abortus sayısı 2.92±1.02 olarak hesaplandı. Hastaların 13’ünde (%32.5) uterin anomali saptandı. Bu uterin anomalilerin %25’i konjenital (uterin septum, uterus subseptus, uterus bikornis) ve %7.5’i edinsel (submukoz myom, endometrial polip, adezyon) patoloji idi. Erken abortusu olan hastalarla geç abortusu olan hastalar karşılaştırıldığında, uterin anomali sıklığı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. İki erken abortusu olan hastalarla, üç ve üzeri erken abortusu olan hastalar karşılaştırıldığında da istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı. Transvaginal ultrasonografi (TVUSG) kullanımının, uterin anomali taramada düşük sensitivite nedeni ile yeterli olmadığı görülmüştür. Sonuçlar: Histeroskopi, spontan gebelik kayıpları olan hastanın uterin kavitesinin değerlendirilmesinde altın standarttır. Transvaginal ultrasonografi, düşük sensivitesi nedeni ile yeterli görülmemektedir. Bu nedenle iki ardışık abortus sonrası, abortus etyolojisinin araştırılması istemi ile başvuran hastalara histeroskopi yapılması önerilebilir.
Abstract
To investigate the anatomy of uterine cavity in cases with history of spontaneous pregnancy loss. Material and Methods: This prospective cohort study was approved by Local Ethical Committee on 18th March 2009 with the application number of 179. 40 cases with at least two of them before 12 weeks of pregnancy or at least one miscarriage after 12 weeks of pregnancy and have no live birth are included in this study. The uterine cavity was evaluated with TVUSG after menstruation. Right after this examination hysteroscopy was performed to rule out uterine malformations. Results: A total of 40 patients with a median age of 28.70 years (range, 20-44 years) were enrolled in the current study. The number of miscarriages ranged between one and six while the median is 2.92. Uterine malformation is observed in 13 (32.5%) of cases. 25% of this uterine anomalies were congenital (uterus septus, uterus subseptus, uterus bicornis) while 7.5% were acquired pathologies (submucous leiomyoma, endometrial polyp, adhesion). When we compared early abortion cases with late abortions, there was no statistical significance with respect to the rate of uterine malformations. There was no significant difference in uterine malformations among cases with two consecutive abortions and three or more consecutive abortions. It was observed that the use of transvaginal ultrasonography in screening uterine malformations is not adequate because of low sensitivity. Conclusion: Hysteroscopy is the gold standart in the evaluation of uterine cavity in spontaneous pregnancy loss. TVUSG is not adequate in evaluation because of its low sensitivity. Cases admitting with two consecutive abortions who seek for the etiology, hysteroscopy is a feasible method.