Dergiler / TSK Koruyucu Hekimlik Bülteni / 2012 / Cilt: 11 - Sayı: 5
Nijerya’da bir eğitim hastanesinde sağlık çalışanları arasında iş ile ilişkili kas iskelet bozuklukları
- Sayfa
- 583–588
- DOI
- —
Özet
HEDEF: Sahra Altı Afrika’da, sağlık sektöründeki meslek grupları üzerinde, işle ilişkili kas ve iskelet bozukluklarının ortaya çıkışını ve özelliklerini karşılaştıran çalışmalar nadirdir. Bu çalışma Ile-Ife, Nijerya’da Obafemi Awolowo Üniversitesi Eğitim Hastanesinde sağlık çalışanları arasında işle ilişkili kas ve iskelet bozukluklarının prevalansını ve örüntüsünü araştırdı. YÖNTEM: Adapte edilmiş Nordik kas-iskelet soru formu izlem aracı olarak kullanıldı. İşle ilişkili kas ve iskelet bozukluklarının demografisi; yaşam boyu, 12 aylık ve nokta prevalansları ile örüntüsü ve neticesi hakkında veri toplandı. %91’lik bir cevap hızı elde edildi. BULGULAR: Katılımcıların %68,7’si iş yaşamlarında işle ilişkili kas ve iskelet bozukluğu geçirdi. Erkelerde (%39,6) kadınlardan (%29,1) biraz daha yüksekti.12 aylık periyot ve nokta prevalans hızları sırasıyla %64,4 ve %48,2 idi. İşle ilişkili kas ve iskelet bozuklukları belde %50, omuzlarda %27,5 ve dizlerde %18,1 olarak bildirildi. Hemşireler, %30,4 ile sağlık çalışanları arasında en yüksek hıza sahiptiler. Hemşirelerin çoğu (%53,4) ile şikâyetlerinden dolayı istirahat alırken, onları %32 ile doktorlar ve %25 ile yardımcı personel izledi. SONUÇ: İşle ilişkili kas ve iskelet bozuklukları en çok bel zedelenmeleri olmak üzere Nijerya’da sağlık çalışanları arasında sık rastlanan sorunlardır. İşle ilişkili kas ve iskelet bozuklukları hızı ve buna bağlı istirahat alma hemşirelerde diğer sağlık çalışanlarına göre daha fazladır. Sağlık çalışanları arasında bu tür bozuklukları önlemek ve hasta bakımının etkinliğini arttırmak için önleyici programlar önerilir.
Abstract
AIM: Studies comparing the occurrence and characteristics of work – related musculoskeletal disorders (WMSDs) across various occupational groups in the health sector from Sub-Sahara Africa are sparse. This study investigated the prevalence and pattern of WMSDs among health workers in Obafemi Awolowo University Teaching Hospitals complex, Ile-Ife, Nigeria. METHOD: An adapted questionnaire from the Nordic musculoskeletal questionnaire was used as the survey instrument. Data were collected on demographics, lifetime, 12-months and point prevalence, and pattern and consequence of WMSDs. A response rate of 91% was obtained in this study. RESULTS: Sixty eight point seven percent of the respondents have experienced WMSDs in their occupational lives with a higher percentage among males than females (39.6 vs.29.1%). The 12- months period and point prevalence rates of WMSDs were 64.4% and 48.2% respectively. WMSDs reported mostly for low back (50%) followed by the shoulders (27.5%) and knees (18.1%). Nurses (30.4%) had the highest rate of WMSDs among the health workers. Most nurses with complaints (53.4%) took a sick leave as a result of WMSDs, followed by doctors (32%) and support staff (25%). CONCLUSION: WMSDs are common among health workers from Nigeria with the low back being injured most often. The rate of WMSDs and consequent sick leave is higher among nurses than other health workers. Preventive programmes on musculoskeletal disorders among health workers are recommended in order to reduce the rate of WMSDs among them and to promote efficiency in patient care.