Dergiler / IIB International Refereed Academic Social Sciences Journal / 2013 / Cilt: 4 - Sayı: 10
THE COMPARATIVE ANALYSIS OF U.S. AND TURKISH TAX SYSTEMS
- Sayfa
- 1–20
- DOI
- —
Özet
ABDnin 1980li yıllarda yapmış olduğu vergi reformları tüm dünya ülkeleri tarafından örnek alınmıştır. Halen bu alanda yaptığı çalışmalar dünyanın birçok ülkesi tarafından örnek alınmaya devam edilmektedir. Vergi sistemi ve gelirleri açısından gelişmekte olan diğer ülkeler gibi ülkemizde de çe- şitli dönemlerde vergi reformuna yönelik düzenlemeler yapılmaktadır. Ancak bu dü- zenlemeler birkaç yıl sonra etkisini kaybedebilmektedir. ABD karmaşık bir vergi sistemine sahip olmasına karşın, refah seviyesinin yüksekliği, vergi toplamadaki başarısı, karar alma ve uygulama başarısı, zamanlama yeteneği vb. nedenlerle vergilendirme açısından model alınabilecek bir ülkedir. Ülkemizde optimal vergi sistemi arayışı halen devam etmektedir. Bu çalışmanın amacı ABD gibi son derece gelişmiş bir ülkenin vergi sistemini, vergi yapısını genel itibariyle ele alarak ülkemize uygulanabilirliğini incelemektir. Amerika Birleşik Devletleri vergi sistemi federal, eyalet ve yerel yönetim vergilerinden oluşmaktadır. ABD mükellefi sadece federal idareye ve IRS e değil bağlı olduğu eyalete ve oturduğu ilçe, belediye veya diğer yerel yönetimlere de aynı ya da değişik adla vergi öder. Bu nedenle ABD vergi sistemi mükellefe çok sayıda ödevler yükler. Federal hükümet, eyalet yönetimlerinin çoğu ve yerel yönetimler gelir vergileri uygulamaktadır. Federal düzeyde en önemli gelir kaynakları gelir vergisi ile maaş ve ücretlerden yapılan kesintiler iken, eyalet düzeyinde satış ve gelir vergileri ve yerel düzeyde ise servet vergileridir. Vergilerin tamamı bir yönetim tarafından tarh ve tahsil edilmediğinden tarihi gelişim içinde her yönetim belirli vergiler üzerinde yoğunlaş- mış, böylece aralarında bir mali paylaşım meydana gelmiştir. Eyaletlerin en eski geliri emlak vergileridir. ABD, her eyalete yetki ve kendi vergi sistemini kurma olanağı sağlamış olup, buralardaki yapılan araştırma ile en başarılı vergi sistemi hangisi ise, o eyaletin sistemi benimsenmiştir.Türk vergi sistemi ise merkezi ve yerel yönetim vergilerinden oluşmaktadır. Mükellefler, merkezi yönetime ve yerel yönetimlere vergi ödemekle yükümlüdürler. ABDde sistem farklı ülke vergi sistemlerinin bileşiminden oluşmuştur. Türkiyede gelirden alınan vergilerin payı giderek azalmakta, yerini tüketim vergilerine bırakmaktadır. Uygulanan vergi çeşitleri açısından da satış-KDVayrımı dışında hemen hemen her iki ülkede de benzer vergiler uygulanmaktadır. ABD vergi uygulamasında satış vergileri merkezi hükümet tarafından değil eyalet hükü- metleri tarafından toplanılmakta ve eyalet bütçesine dahil olmaktadır. ABD de KDVye geçiş yönünde reforma hazırlanmaktadır. İki ülke arasındaki vergi sistemleri kıyaslamasını güncel istatistiki bilgilerden yararlanarak yaptığımızda, ABDnin son yıllarda geçirdiği büyük krize rağmen kendini toparladığını ve canlandığını görmekteyiz. Türkiyede, 1980li yıllarda %60ların üzerinde olan dolaysız vergilerin payı 2012 sonu itibariyle % 30lara düşmüştür. Bu durum küreselleşmenin de etkisiyle sistemimizin giderek tüketim üzerinden alınan vergilere doğru kaydığını göstermektedir. ABDde, vergilemenin genel düzeyi bütçe görüşmeleri sırasında kararlaştırılır. Demokratların çoğunluğu, artan oranların daha yüksek belirlenmesini benimsemekte ve daha çok kazanan bireylerin daha çok vergi ödemelerinin adil olduğunu ileri sürmektedirler. Buna karşılık çok sayıda Cumhuriyetçi ise yüksek bir artan oran yapısının bireyleri çalışmaktan ve yatırım yapmaktan vazgeçireceğini ve bunun da tüm ekonomiye zarar vereceğini iddia etmekte, bu nedenle de daha dengeli oranlar içeren bir vergi yapısı kurulmasını istemektedirler. Bazıları herkese tek düze ya da sabit bir vergi oranı uygulanmasını bile önermektedirler. Demokratlar bütçe açığını kapatmak için özellikle zengin olan insanlar üzerindeki düşük vergi yükünü yükseltmek isterler. Cumhuriyetçiler genellikle vergi yükünün yüksek olduğunu ve bütçe açığını kapatmanın yolunun Hükümetin harcamalarını kısmak olduğunu belirtirler. Türkiyede de vergi yükü, vergi oranları konusunda son yıllarda çok tartışmalar yaşanmıştır. Sonuçta vergi tabanı ne kadar genişletilirse, aynı vergi hasılatını elde edebilmek için, marjinal vergi oranlarını düşürmenin o derece kolaylaşacağı görüşünde birleşilmiştir. Çalışmanın sonunda, Türkiyenin kısa ve uzun dönemli vergi stratejilerini Amerika ve dünya politikasının gidişatına göre düzenlemesinin kendi yararına olacağı sonucuna varılmıştır.
Abstract
Economics and Administrations Sciences Faculty at the Mugla Sıtkı Kocman University Abstract: In 1980s, tax reforms in the U.S. were taken as an example by all countries. The studies in the U.S. in this field have been still taken as an example by many of the countries. Tax reform arrangements regarding tax system and revenues have been still made in our country at various times as with the other developing countries. However, it has been observed that these arrangements may turn out to be inefficient within only a few years. Although the U.S. has a complex tax system, it is an exemplary model for Turkey due to the high level of prosperity, the success of tax collection, the success in decision-making and implementation, timing, ability, etc. In Turkey, seeking for an optimal tax system is stil in progress. The aim of this study is to investigate the tax system in the USA, as a vitally developed country, by comparing this system whether it is applicable on Turkey. When we compare the system in these countries by a current statistical data, we see that the US has been bounced back and it has recovery even after the big crisis recently. With the result that, Turkey should organize the short and long run tax strategies with respect to the USA and the way of the world policy.