Dergiler / IIB International Refereed Academic Social Sciences Journal / 2013 / Cilt: 4 - Sayı: 11
THE CLASSIFICATION OF TURKISH FOLK DANCES IN TERMS OF MOVEMENT
- Sayfa
- 69–78
- DOI
- —
Özet
Türk halk oyunlarını bazı araştırmacılar farklı noktaları dikkate alarak tasnif etmişlerdir. Ahmet Çakır Türk halk oyunlarını 10lu sisteme göre tasnif etmiştir. Oynanış yerine, müzik yapısına, çalgıların yapısına, aldıkları adlara, konusuna, kullanılan araçlara, oyun oynama geleneğine, oynanış biçimlerine, oyuncu sayısına göre. (Çakır, 1989) Türker Eroğlu bazı araştırmacıların tür olarak tasnif ettikleri halay, bar, horon, yallı, hora gibi tasnifleri, bilimsel olarak tür tanımına girmediği için kabul etmemektedir. Metin Andın görüşlerini destekleyerek sıra oyununu ve oyun oynama geleneğini anlattığını savunmaktadır. Ayrıca kaşıklı oyunlar ve karşılamaların oyun aracı ve oyunun şeklini ifade ettiğini belirtmektedir. Cemil Demirsipahi Türk halk oyunlarını Türk Halk Oyunları isimli eserinde; illere göre, bölgelere göre, oyuncu sayısına göre, oyuncuların cinsiyetine göre, hıza göre, kullanılan eşyaya göre, kişi adlarına göre, hayvan adlarına göre, makamlara göre, ayak hareketlerine göre, yerli muhacir sözcüklerine göre, oynanan yere göre, diziliş şekillerine göre, Türk boylarının adlarına göre, dine göre, söze göre, ölçüye göre, çalgıya göre, sıkı düzene göre, konulara göre olmak üzere farklı açılardan tasnif etmiştir. Sadi Yaver Ataman Türk halk oyunlarını 100 Türk Halk Oyunu isimli kitabında, bölgelere göre ve yüzdeli olarak tasnif etmiştir. Bölgelere göre tasnifi; bar bölgesi, halay bölgesi, horon ve sallama, zeybek bengi mengi seymen bölgesi, kaşık bölgesi şeklinde yapmıştır. Sait Evliyaoğlu ve Şerif Baykurt birlikte çıkardıkları Türk Halk Bilimi adlı eserlerinde Türk halk oyunlarını; oynayan kişi sayısına göre, cinsiyete göre, araçlara göre, bölgelere ve genel adlar altındaki gruplanışlarına göre yapmışlardır. Göktan Ay Folklora Giriş isimli kitabında Türk halk oyunlarını; coğrafik dağılıma göre, oyunların isimlerine göre, oyunların şekillerine göre, oyunların türüne göre tasnif etmiştir. Oyun esnasında kaşık kullanma alışkanlığının, nereden geldiğine bakmak için konuyla ilgili şu görüşe dikkatinizi çekmek isterim: Kaşık öztürkçe bir kelimedir. Orta Asyada Hakanlar huzurunda oynanan ve adına Hakan Oyunu denilen oyunda iki tabak iki kaşık kullanıldığı bilinmektedir. (Ay, 1990) Kaşıklı karşılama diye bugüne kadar bir tür ya da biçim görülmemesine rağmen çeşitli halk oyunları yarışmalarında böyle bir tasnife gidilmiştir. Bunun sebebi ise özellikle Kocaeli, Sakarya, Bolu, Bilecik, Bursa gibi birçok Halk Oyunları türünün etkisinde kalarak tek bir türe mensup olma özelliğini kaybetmiş illerin oyunlarını sınıflandırabilmek için ortaya atılmış bir isimdir. (Özbilgin, 1995) Tüm bu tasniflere, yaklaşımaçıları itibarı ile hepsi doğrudur diyebiliriz. Çünkü her yaklaşımda farklı bir özellik baz alınmış ve bunun doğrultusunda tasnif edilmiştir. Peki, bunlardan hangisi daha doğrudur? Hangisi daha bilimseldir? Sorusunu sorduğumuzda dikkate almamız gereken esas kesinlikle hareket olmalıdır ve bu doğrultuda bir tasnif yapmaktır. Mehmet Öcal Özbilgin yüksek lisans tezinde Türk halk oyunlarını tür kapsamında halay, horon, bar, zeybek, karşılama, hora, kaşık oyunları, teke oyunları olarak tasnif etmiştir. Nihal Ötken Türk Halk Oyunlarında Kullanılan Temel Hareketlerin Tespiti Ve Anatomik Analizi isimli sanatta yeterlilik tezinde Türk halk oyunlarını bar, halay, karşılama, zeybek ve horon olmak üzere beş tür altında incelemiştir. Türk Halk Oyunlarındaki 5 tür, vücut bölümlerindeki hareket özellikleri, oyun formları, oyun yönleri ve ritmik yapıları göz önüne alınarak incelendiğinde her türün genel karakteristik özellikleri ortaya çıkmıştır. (Ötken, 2002) Türk Halk Oyunlarında Tür Kavramı : Günümüze kadar birçok araştırmacı, yazar, eğitimci ve akademisyen Türk halk oyunlarını tasnif etmişlerdir. Bunlardan bir kısmı Türk halk oyunlarını tür olarak kabul etmiş, bir kısmı alt türlerden bahsetmiş, bir kısmı ise tür olarak kabul etmemiştir. Sonuç olarak Türk halk oyunlarının sınıflandırması halen çözümlenememiştir. Öncelikle Türk halk oyunlarının tür kapsamında incelenip incelenemeyeceğine bakmak gerekir. Tür; Çeşit, cins. Ortak özellikleri olan bireylerin tamamı, cinslerin ayrıldığı bölüm. Kendi içinde bir birim olan ve ötesinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram. (Türk Dil Kurumu, 1998) (www.tdk.gov.tr 2010) Aynı cinsten nesneler ya da varlıklar bütünü içinde yer alan bir grubu özdeş bir tipi belirleyen ortak özellik. Aynı cinsten nesneler ya da varlıklar grubu herhangi bir niteliğiyle belirginleşen bir tipi belirten bir şey için kullanılır. (Büyük Larousse Sözlük ve Ansiklopedisi, 1986) Ansiklopedik tanımlardan da anladığımız bir şeyin tür olabilmesi için kendi içinde ortak özellikleri ve altta da sınıflarının, alt dallarının olması gerekliliğidir. Bu açıdan Türk halk oyunlarını tür kapsamında incelemek gayet doğru ve yerinde olacaktır. Bana göre Türk halk oyunlarında tür denilince belli bir yörede bölgede yoğunlaşan figür, hareket, üslup, tavır, ritim gibi birlikteliği olan oyunlar anlaşılmalıdır. Bu açıdan Türk halk oyunlarının tasnifi yapılırken sadece hareket bazlı bir tasnif yapmak en doğrusu olacaktır. Çünkü sınıflandırdığımız oyundur. Oyun da hareketlerden oluşmaktadır. Doğal olarak hareket temeline oturtulmayan bir sınıflama da yanlış olacaktır. Türlere Göre Türk Halk Oyunları: Türkiye ölçeğinde Türk Halk Oyunları hareket açısından beş ana tür altında toplanır: Bar, Halay, Horon, Karşılama, Zeybek: Bunlar ana türler olup her tür kendi içinde alt kollara ayrılmakta ve bunlara ise alt türler denilmektedir.
Abstract
Turkish folk dances are classified from different aspects. These classifications have different characteristics. Some of them handle the subject from different aspects as well as some of them are movement-based. However, the truth is a movement-based classification. Because, the thing classified is movement and performance. Some of the researchers have not dealt with the Turkish folk dances in terms of type concept; there have been even ones who argue that they are not included in type concept. However, when the word type is analyzed, the fact that folk dances can be dealt with type concept emerges. In addition to this, there are even sub-types of these types. When the Turkish folk dances are classified, there have also been the ones who categorized according to the tools used in hands. However, the tools used in hands do not have an effect on the movement of the performance or do not make contribution to the movement of the performance. They are only used for he purposes of rhythm or decoration. For this reason, these tools being included in type scope must not be in question.