Dergiler / Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2018 / Cilt: 17 - Sayı: 3
Prens Sabahattin’in Takipçilerinden Biri Olarak Nezahat Nurettin Ege
- Sayfa
- 1116–1132
- DOI
- —
Özet
Nezahat Nurettin Ege, Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu ve 1. Dünya Savaşı’ndan sonra daha da derinleşen kriz durumundan kaygı duyan gençlerden biri olarak, 1918 yılında Prens Sabahattin’in fikirleriyle ve kısa bir süre sonra da kendisiyle tanışmıştır. Prens ile İstanbul’da bulunduğu 1924 yılına kadar yüz yüze, ardından öldüğü 1948 yılına kadar mektuplaşarak sürekli bir irtibat halinde olmuştur. ‘Öğretmen-öğrenci’ ilişkisi olarak değerlendirilebilecek bu irtibat, Prens’in ölümünün ardından Ege’nin sergilediği bir ‘Prens’i unutturmama’ çabasına dönüşmüştür. Ege, imzasının bulunduğu telif ya da tercüme yazılarında ya doğrudan Prens Sabahattin’in şahsiyetini ele almış ya da toplumsal olayları değerlendiriş biçimi yani yöntemi olarak görülebilecek Meslek-i İçtimaî’sini işlemiştir. Bu çerçevede makalemizde, bir Prens Sabahattin takipçisi olarak adlandırılabilecek Ege’nin farklı alanlara ve türlere yayılmış yazı faaliyetleri üzerinde durulacaktır. Böylece hem Prens Sabahattin’in Ege’nin düşünce ve fikir dünyasında nasıl bir iz bıraktığının anlaşılması hem de Ege’nin ‘öğretmeninden’ öğrendiklerini içinde bulunduğu koşullara ne şekilde adapte ettiğinin ortaya konması amaçlanmaktadır.
Abstract
Nezahat Nurettin Ege had met with ideas of Prince Sabahattin in 1918 and shortly afterwards she had met with him as one of the young people who had worried about crisis which Ottoman Empire exists in and deepens after First World War. She had been in always contact with Prince face to face until 1924 when he was in Istanbul and then she had continued to contact via letters until 1948 when he died. This liaison which can be regarded as a 'teacher-student' relationship has turned into an effort to 'not let to forget Prince' which Ege exhibits after Prince's death. Ege approached directly personality of Prince Sabahattin in the copyright or translation manuscripts in which her signature is found or she treated Meslek-i İçtimaî which can be seen as a way to evaluate social events namely as a method. In this frame, this paper will focus on writing activities which spread in different fields and forms and are conducted by Ege who can be called as a Prince Sabahattin follower. Thus, it is aimed to reveal and understand how Prince Sabahattin has left a trace in thought and idea world of Ege and both how Ege adapts what she learned from her ‘teacher’ to conditions that she exists in.