Dergiler / Diyanet İlmi Dergi / 2020 / Cilt: 56 - Sayı: 4

EBÛ HANÎFE VE 2./8. YÜZYIL IRAK’INDA HUKUK MANTIĞI

ABŪ HANĪFA AND THE LEGAL LOGIC OF 2ND/8TH CENTURY IRAQ

Sayfa
1405–1424
DOI
—

Özet

Bu makale, Ebû Hanîfe’nin iki farklı kavram olan kıyas (benzetme) ve istihsanı (hukukî tercih), eşzamanlı olarak, bunların içerdiği riskleri fark edip zaman zaman bu kavramlardan uzaklaşırken analojik tutarlılığa değer veren bir hukukî mantık oluşturmak için nasıl dengelediğini incelemektedir. İlk olarak, Irak hukuk mantığının, benzeşen yapısalcılık olarak adlandırılan iddialı bir kıyas görüşüyle tanımlandığını ileri sürmektedir. Daha sonra Iraklıların, özellikle bir hadis / sünnet ile çelişme veya saçma sonuçlara yol açma olasılığı bakımından, kıyasların sınırlamalarının da farkında olduklarını savunmaktadır. Bu tür durumlarda Iraklılar, kıyaslara istisnalar yaparak bu istisnaları istihsan olarak adlandırmışlardır. Bu çalışmada Ebû Hanîfe’nin benzer şekilde bu dengeyi nasıl sağladığı ve zaman zaman öğrencilerinin bile geri adım attığı şaşırtıcı derecede öznel bir istihsan anlayışını nasıl benimsediği incelenecektir. Genel olarak, bu makale Ebû Hanîfe’nin Şafiî örneğinin yükselişinden hemen önce İslamî hukuk mantığının gelişiminde benzersiz bir dönüm noktasını temsil ettiğini göstermeyi amaçlamaktadır.

Abstract

This article explores how Abū Ḥanīfa balanced the two concepts of qiyās (analogy) and istiḥsān (juristic preference) to fashion a legal logic that esteemed analogical consistency while simultaneously recognizing its dangers and occasionally departing from it. It first argues that Iraqi legal logic was defined by an ambitious view of qiyās best termed analogical structuralism. It then argues that Iraqis also recognized the limitations of qiyās, particularly in its potential to conflict with a hadith/sunna or to lead to absurd results. In these cases, Iraqis made exceptions to qiyās, calling those exceptions istiḥsān. I show how Abū Ḥanīfa similarly struck this balance and how he espoused a surprisingly subjective conception of istiḥsān, one from which even his students retreated. Overall, this paper hopes to show how Abū Ḥanīfa represents a unique inflection point in the development of Islamic legal logic just before the rise of the Shafii paradigm.

Anahtar kelimeler: İstihsan, Kıyas, Ebû Hanîfe, Hukukî Çıkarım, Erken Hanefîlik