Dergiler / Diyanet İlmi Dergi / 2020 / Cilt: 56 - Sayı: 4

EBÛ HANÎFE’NİN İMAN ANLAYIŞI ÜZERİNE BAZI FELSEFİ MÜLAHAZALAR

SOME PHILOSOPHICAL CONSIDERATIONS ON ABŪ HANĪFA’S CONCEPTION OF FAITH

Sayfa
1201–1220
DOI
—

Özet

Bu makale Ebû Hanîfe’nin iman anlayışının bazı veçhelerini felsefî açıdan analiz etmeyi amaçlamaktadır. Makalede ilk olarak Ebû Hanîfe’nin din anlayışı ve delil-iman ilişkisi hakkındaki görüşleri üzerinde durulmaktadır. Daha sonra, sırasıyla, imanın tanımı, imanın mahalli ve iman-amel ayırımı hususundaki görüşleri konu edilmektedir. Sonuç kısmında Ebû Hanîfe’nin iman anlayışının çağdaş din felsefesindeki akıl-iman tartışmaları açısından ifade ettiği öneme işaret edilmektedir. Makalede savunulan temel tezler şunlardır: 1. Ebû Hanîfe’nin din anlayışı delillendirmecidir; ona göre, iman delile dayanmalıdır. 2. İmanı tanımlamak ve iman esaslarını formüle etmek için tasdîk teorisini kabul etmek gerekir. 3. İman ile küfür arasında karşıtlık değil, çelişiklik ilişkisi söz konusudur. 4. İman-amel ayırımı meselesi aynı zamanda hukukî ve politik boyutları olan bir tartışmadır.

Abstract

This article aims to analyze some aspects of Abū Ḥanīfa’s conception of faith from a philosophical point of view. In the article, firstly, Abū Ḥanīfa’s views on the understanding of religion and the relationship between evidence and faith are discussed. Then, his views on the definition of faith, the locality of faith and the distinction between faith and deeds are examined, respectively. In the conclusion part, the importance of the understanding of faith by Abū Ḥanīfa in terms of reason-faith debates in contemporary religious philosophy is pointed out. The main theses defended in the article are as follows: 1. Abū Ḥanīfa has a evidentialist conceptin of religion; according to him, faith must be based on evidence 2. To define faith and formulate the principles of faith, it is necessary to accept the theory of assent. 3. In logical terms, faith and blasphemy are contradictory terms, there is no a third option between them. 4. The issue of the distinction between faith and deeds is also a debate with legal and political dimensions.

Anahtar kelimeler: Ebû Hanife, İman, akıl, Tasdîk, Delil, Kalp