Dergiler / Journal of Islamicjerusalem Studies / 2018 / Cilt: 18 - Sayı: 3

NÛREDDİN MAHMUD ZENGİ’NİN KUZEY SINIRINDAKİ HIRİSTİYAN DEVLETLERLE İLİŞKİLERİ (1146-1174)

Relations of Nur al-Din Zengi with Christian States on the northern border

Sayfa
51–68
DOI
—

Özet

Haçlıların doğuyu istila ettiği sancılı süreçte Anadolu, Suriye ve Irak topraklarının büyük kısmını bir arada tutmayı başarabilen Zengi Atabeyliği’nin, 1146 yılında kurucusu İmadüddin Zengi’nin ölümü sonrası kolayca dağılacağı öngörülüyordu. Fakat Zengi öldükten sonra diğer oğulları arasında sivrilen Nûreddin Mahmud, gerek cesareti, gerekse rakiplerine karşı sergilediği mücadele azmiyle babasının egemen olduğu toprakları daha da genişleterek ona iyi bir halef olduğunu göstermiştir. Suriye’de Halep şehrini merkez edinen Nûreddin, hem kendi hâkimiyet bölgesine hem de İslam dünyasına yönelik en büyük tehlikenin Haçlılar olduğunu iyi idrak etmişti. Bunlar arasında Antakya Haçlı Kontluğu, Nûreddin’in kuzey sınırını güvence altına almak için en çok odaklandığı kontluk olmuştu. Ayrıca Akdeniz sahillerinin önemli kısmını elinde bulunduran Ermeni Prensliği ile belli dönemlerde bölgeye sefer düzenleyen Bizans İmparatorluğu Nûreddin için kuzey sınırını tehdit eden çetin rakipler olmuştur. Bu makalede kaynaklarda Nûreddin Mahmud hakkında verilen bilgiler üzerinden onun kuzey bölgesindeki Haçlı, Ermeni ve Bizans gibi gayr-ı müslim devletlerle mücadelesi irdelenecek ve bu çerçevede Nûreddin’in kuzey politikasının esasları ortaya konmaya çalışılacaktır.

Abstract

During the critical period of the Crusaders invading the East, it was predicted that the Zengids who managed to keep a large part of Anatolia, Syria and Iraq would be eradicated following the death of Imad al-Din Zengi in 1146. But one of his sons, Nur al-Din Mahmud, distinguished amongst his sibling, with characteristics such courage and determination to fight against his rivals together with the ambition of expanding his territory proved him to be a good successor to his father. Nur al-Din who made Aleppo his capital in Syria, was well aware of the crusaders as the greatest danger to his realm and to the Muslim world as a whole. Amongst the neighbouring crusader territory was the Principality of Antioch which had been the focus for securing Nur al-Din’s northern borders. Additional threats on the northern borders emanated from the Armenian principality which held a significant portion of the Mediterranean coastal area and the Byzantine empire which attack the northern region periodically and were both challenging adversaries to Nur al-Din. This paper will examine the policy of Nur al-Din on the northern borders with non-Muslim states, namely the Crusaders, Armenians and Byzantines.

Anahtar kelimeler: Zengiler, Nûreddin Mahmud, Antakya Haçlı Kontluğu, Bizans İmparatorluğu, Ermeni Prensliği